9 Mayıs 2014 Cuma

ECO TOURISM KARACABEY'IN PARLAYAN YILDIZI OLACAK



Ekolojik turizm dünyanın yeni trendi hızla yükselen bu trend ekolojik turizme uygun bölgelerin 
bilinirliğini arttırırken aynı zamanda da yöre halkının ekonomik yaşamına ciddi bir refah katmaktadır.
Bu turizm yönteminin iki önemli hayati unsuru bulunmakta..Aslında ekolojik turizmi çok kısa açıklasak bu noktada daha yerinde olacak sanıyorum.

Ekoturizm, herşeyden önce "çevre ve kültür değerlerinin sürdürülebilirliğini garanti altına alan, yerel halklara maddi yarar sağlayan turizm" olarak kavransa da, ağırlıklı faaliyet alanı olarak doğada yapılan turizm türlerini kapsamaktadır.
Buna göre, el değmemiş doğada yapılan tüm turizm çeşitleri, ekoturizmin kapsamına girmektedir. Ekoturizmin iki önemli kriterinden biri olan , "doğal çevrenin sürdürülebilirliği" ilkesine, bu doğa turlarında sıkı sıkıya uyulmalıdır.

yerel kültürlerin sürdürülebilirliği ve yerel halkların bu turizm faaliyetinden yarar sağlaması" ilkesi ise, iki önemli prensibi barındırıyor. Birincisi, ekoturizm faaliyetinin yapıldığı bölgenin yerel halkının, bu faaliyetten maddi bir pay alması.

İkinci önemli prensip ise, bir bölgeye turizm aracılığıyla katkı sağlarken, maddi ve manevi kültür unsurlarının bozulmaması prensibi.
Otantik kültürlerin, ahlaki değerlerin bozulmadan yaşadığı bölgelerde, turist gruplarının bu değerlere saygılı davranması gerekiyor. ( kılık-kıyafet konusuna özen göstermek, dini ve ananevi değerlere saygılı davranmak, yerel yeme-içme-eğlenme,vd. geleneklere uyumlu davranmak ve mümkün olduğunca katılmak, vs. gibi )
Ayrıca maddi kültür eserlerine de saygılı davranmak, korumacılığı desteklemek, gerek turizm profesyoneli, gerekse tüketici olarak, yerel dokuyla uyuşmayan modern mimari ürünleri yerine, koruma altına alınmış otantik yapılarda hizmet veren konaklama tesislerini tercih etmek ve desteklemek gerekiyor. 

Gerek tur düzenleyen acentaların, gerekse tur katılımcılarının uyması gereken diğer kurallar ise şöyle özetlenebilir:

- Milli Park, Doğal koruma alanı,vb. ilan edilmiş bölgelerde, ilgili bakanlık ve kurumlarca konulmuş kurallara kesinlikle uymak, girilmesi ya da kamp yapılması yasak ya da kısıtlamalı bölgelerdeki yasaklara uymak,

- Gezilen veya kamp yapılan yerlerde belirlenmiş gezi rotaları varsa, bunlara kesinlikle uymak, tecrübeli doğa rehberinin uyarı ve yol göstericiliğine uymak

- Gezilen yerlerde flora ve faunaya asgari zarar verecek şekilde hareket etmek
- Gezi faaliyeti sırasında çevreye hiçbir şekilde atık bırakmamak, doğada silinemeyecek izler bırakmamak

- Özellikle nesli tehlikede bulunan hayvanların bulunduğu bölgelerde gürültü,vb. kirlilik yaratmamak

- Acentalar için: flora ve faunanın korunmasına özel önem verilen yerlerde gerek yıl içinde, gerekse uzun vadede tur rotalarını, koruma ilkelerini gözeterek, sık sık değiştirmek;yetkili resmi kurumlar tarafından doğa ve dağ rehberliği sertifikasyonu varsa, mutlaka sertifikalı rehberler kullanmak, eğer
 yoksa, doğa turları konusunda uzman kurum ve kişilerden eğitim almış tecrübeli rehberler kullanmak

Hayalimdeki LONGOZ 

Sevgili dostlar buraya kadar ekoturizmi anlatmaya çalıştım.Longozumuz gerçekten çok değerli ülkemizdeki 4 longozdan bir tanesi daha da önemlisi Nilüfer çiçeklerinin en yoğun olduğu tek longoz.

Ben yerel yöneticilerimize güvenmek istiyorum ve bu bölgenin beton yığınına dönmeyeceğini hayal ediyorum.

Burası ile ilgili çok güzel gelişmeler olacağı yetkililerin açıklamalarından anlaşılıyor.Öncelikle bu konuda emeği geçen ve geçecek olan herkese teşekkür ederim.
İzniniz olur ise burdan ötesini resimlerle anlatmak istiyorum.






Not: Ekoturizm ile ilgili açıklamalar http://www.ekoturizmdernegi.org/  sitesinden alınmıştır.

1 Mayıs 2014 Perşembe

KOSOVA NIN INCISI MAMUSA BELDESI

Geçtiğimiz yıldı Kosova sınırları içinde olan MAMUŞA Belediye Başkanı Sayın Arif BÜTÜÇ bey ilçemize konuk olarak gelmişti.Kendisi ile ve beraberindeki heyet ile tanışmaktan ve onları dinlemekten şahsım adına büyük keyif almıştım açıkçası.


Kaç zamandır istediğim yazıyı yazmak bu akşama kısmet oldu.Kendisinden bu gecikme için özür dilemek isterim doğrusu.

Şöyle internette kısa bir araştırma yaptım Mamuşa hakkında ve karşıma çok ilgi çekici bir kaç hikayesi olduğunu anladım ayrıca da gurur duydum.

Kısaca bilinmeyen yönleri ile MAMUŞA
       Balkanlardaki son  TÜRK KÖYÜ
  • Kosova'nın incisi
  • Nüfusun % 100 e yakını Türk
  • Mamuşa ismi Mahmut Paşa’dan mülhem… 30. Osmanlı padişahı II. Mahmut’un bölgeye han, cami ve asker temini için ordugâh inşa ettirdiğini söylüyor ahali.
  • Mamuşa, az önce de zikrettiğimiz gibi Prizren’e bağlı bir köy, ancak 1998-99’da Kosova’da Müslüman Arnavutlar ile Sırplar arasında geçen savaşta, Mamuşalılar büyük bir kahramanlık gösterir. Köylülerin anlattığına göre 14 Arnavut köyü Mamuşa’ya sığınır, yaklaşık 50 bin kişi. 5 bin kişilik Türk nüfus, Arnavutları tüm tehditlere rağmen Sırplara teslim etmez
  • Mamuşa’da geçim kaynağı başta tarım ama en çok domates üreticiliği.
Olur da Kosova ya yolunuz düşer ise bu kahraman beldemiz MAMUŞA ya uğramamazlık yapmayın lütfen.Başta sayın başkanımız Arif BÜTÜÇ olmak üzere tüm belde halkı sizleri sımsıcak bir şekilde karşılayacaktır.Bundan emin olabilirsiniz.




27 Nisan 2014 Pazar

KARACABEY İÇİN FİKRİM VAR PLATFORMU OLUŞTURULMALI

Merhaba dostlar

Bu kez biraz uzun oldu sanırım .Blogum sanki öksüz kaldı ama neyse tekrar birlikteyiz.

     Ülkemiz de seçimler oldu ve ilçemizde de haklımız siyasal anlamda yeni bir tercih yaptı. olevina.com yönetimi olarak seçimi kazanan Ali bey ve ekibine başarılar diliyorum.
    
     İlçemiz için üzerimize ciddi görevler düştüğünü düşünüyorum.Fiilen olmasa da fikren bizler de katılmalıyız ki Karacabey içine düştüğü monotonluk girdabından kurtulabilsin ve hakettiği gibi marka olabilsin.


Karacabey olarak o kadar çok imkana sahibiz ki inanın dünyanın bir çok bölgesi ile kıyaslanınca Rabbim bizi şanslı kılmış gerçekten.

Tabii biz ne kadar farkındayız ve ne kadar farkında olma ihtiyacı içindeyiz belki de en önemli soru bu olmalı bence




    İşte bu nokta da bir platform oluşturmamız gerektiğini düşünüyorum. KARACABEY İÇİN FİKRİM VAR

    Belki de yeni yerel yönetimimiz farkımız var iddiası ile aldıkları yönetimde farklarını gösterir ve bu platformun oluşturulmasına ön ayak olabilirler.
    İlçemizin şiddetle bu tarz bir oluşuma ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.Bu oluşum bir yerel gazete tarafından da oluşturulabilir.İnanıyorum ki küçük büyük herkes ilçemizin daha bir güzelleşmesi ve marka değerinin artması için bu oluşuma en azından sosyal medya üzerinden bile olsa destek verecektir.

Değer katmak aslında bizlerin elinde ve bu gücün Karacabey insanın da fazlası ile olduğuna inanıyorum. Kendimizi gösterme zamanı geldi de geçiyor bile çocuklarımıza ve torunlarımıza nasıl bir KARACABEY  bırakmak istiyorsunuz
Haydi elele marka bir ilçe oluşturmaya ne dersiniz

Saygılarımla 




   



   

15 Şubat 2014 Cumartesi

Fishing for Karacabey

Dear friends

I like outdoor sports especially fishing.I love that really
if you come to Karacabey you can fish and i guess you can take much enjoy that.

I wanted to show the video instead of talking with

Which fish you can keep Karacabey and around
For the Sea

1- Flounder
2- Turbot
3-Umbra fish
4-Mullet fish
5-Mackerel fish
6-Haddock fish
7-Red Snapper fish
8-Mırmır fish                                                                            

For the River             
                   
               1- Pike fish
               2- Carp fish
               3- Catfish
               4- Chub fish






 
Videos 
Karacabey - Boğaz  :   Flounder Fish



Karacabey -Uluabat Lake - Pike Fish 



How to get Karacabey 




10 Şubat 2014 Pazartesi

NE ZAMAN KENDİ ELEKTRİĞİNİ ÜRETEN EVLERE GEÇECEĞİZ

Merhaba Dostlar ,
Biliyorum bana kızıyorsunuz bu aralar ;
Farkındayım ama inanın tembellikten değil fakat işlerden aralık bulup yeni bir şeyler yazamadım.Kaç gündür ne olmalı ne olmalı diye kendimce düşünürken sonunda buldum dedim .
Evet ilçemizde bildiğim kadarı ile kendi elektriğini üreten bir bina yok.
Aslında her gün eski bir ev yıkılıp yerine mantar gibi yeni binalar yapılmak ta ve işin ilginç tarafı da bu yeni yapılar da satılmakta.


Fakat değişen piyasa koşulları ve sürekli değişen tüketici beğenileri sebebi ile yakın zamanda aynı tarz da ve işçilikte yapılan dairelerin bu kadar kolay alıcı bulamayacağını düşünmekteyim.
Dolayısı ile farklılık ne olabilir diye düşündüğümüz de
ise artan enerji maliyetlerini bir nebze olsun azaltabilmenin yolu bence GÜNEŞ ENERJİSİ ile KENDİ ELEKTRİĞİNİ ÜRETEN daireler diyorum.

Özellikle müteahhit firma olduğunuz da çok daha ciddi maliyet avantajları ile bu iş çözümlenebilir hatta yılda ortalama 32-40 daire yapan orta çaplı bir müteahhit firma GÜNEŞ ENERJİSİ SİSTEMLERİNİN bayiiliğini bile alarak bu işi kolaylıkla çözebileceği kanısındayım.

MÜŞTERİLER AÇISINDAN ;
1- 90.000 -110.000 tl verip ayda min.100-150 tl elektrik faturası ödeyeceğim bir evdense 100.000-120.000 tl verip elektrik faturası olmayan bir evde oturmayı tercih ederim.
2-Güneş enerjisi kullanımı sayesinde  doğalgaz kullanımı azalacağından yıllık yakıt masrafı da aşağıya inecektir.
3- Gayrimenkulu satmak istediğiniz de de kesinlikle bir tercih sebebi olacaktır.

FİRMA AÇISINDAN;

1- Marka bilinirliğinizin artması demektir.
2- Satış kabiliyetinizin yükselmesi demektir.
3- Firma olarak çevreye verdiğiniz önem demektir.
4- Mutlu Müşteri Sayınızın artması demektir.




internette küçük bir araştırma yaptım ve 15.000 tl bedelli yanda fotoğrafı görülen sistem ile





6 panelli sistemle yapılacaklar
8 adet 24 volt 240 watt güneş paneli
8 adet 12 volt 200 amper jel akü
1 adet 48 volt 40 amper akü şarj kontrol cihazı
1 48 volt 3000 watt adet inverter

Çalıştırılabilecek cihazlar
1 adet çamaşır makinesi
1 adet a sınıfı buzdolabı
1 adet 500 watt dalgıç pompa
1 adet 0.5hp su pompası
1 adet matkap
1 adet bulaşık makinesi
1 adet bilgisayar Elektrikli mutfak aletleri
2 adet 55 ekran tv
2 adet uydu alıcısı
8-10 adet aydınlatma
  
yukarıdaki bütün aletleri çalıştırabiliyorsunuz.Kaldı ki bu sistemin bireysel olarak bedeli .Müteahhit bir firma 8-16 adet gibi daire sayılarında bu sistemi iyi bir pazarlıkla çok daha aşağıda bir fiyatlara kurdurabilir.

Bu arada yerel yönetimlere de bence önemli görevler düşmektedir.Bu tarz bir sistemi olan gayrimenkuller için küçük çaplı da olsa bazı kalemlerde indirime giderek bu sistemlerin yaygınlaşmasını teşvik edebilirler.Bunun çok da zor olmayacağı kanısındayım.

Haydi Karacabey vakti geldi de geçiyor bile 
Biliyorum bu güç sende var 


Not : Yukarıdaki sistem fotoğrafı CIMO muhendislik sitesinden alınmıştır
       
http://www.cimo.com.tr/product.php?id_product=227

                                 

26 Ocak 2014 Pazar

AŞKINIZA SADIK KALIN.

Günümüzün en popüler türküsü nedir?... Diye bir baktım, bir kulak verdim yurduma. Her yerde O güzel kelime GİRİŞİMCİLİK.


Peki bu girişimcilik nedir, Bizde nasıl yorumlanır?
Teknik ve sözlük anlamı olarak şu şekilde açıklayabiliriz.
Girişimci; ticaret, sanayi gibi alanlarda sermaye koyarak bir işi yapmaya girişen, kar amacıyla riski üzerine alan kişidir. Girişimci mal ve hizmet üretebilmek için bütün üretim öğelerini en iyi koşullarda bir araya getirir. Kar amacı güderek riski üzerine alır. Kar amacı gütmekle beraber zararı da kabullenir.
Üretim, genellikle "Doğal Kaynaklar + Sermaye + Emek + Girişimci = Mal veya Hizmet üretimi" formülüyle tanımlanır.
Girişimcilik genellikle zor ve karmaşık bir iştir. Birçok girişim başarısızlıkla sonuçlanır, ancak başarılı girişimler sonucunda önemli yenilikler ve ilerlemeler gerçekleşir.
Girişimci ekonomiyi canlandırmada önemli bir role sahiptir. Yeni iş olanakları yaratması, ürün, hizmet ve süreçlerde yenilikler getirmesi, mevcut işletmeler tarafından karşılanmayan tüketici isteklerini karşılaması girişimciye önem kazandırır. Yenilikçi ve yaratıcı olmak, esneklik, risk alabilmek, önceden görebilmek gibi girişimcilik özellikleri iş yaşamında başarı etkenleridir.

Ya bizde nasıl yorumlanır? Abi xx kişi tefloncu açmış, internet kafe açmış, köfteci açmış, mış mış mış…. Aynısından biz de yapalım ama farklı olalım, nasıl bizim tabelamız kırmızı olmasın yeşil olsun diyerek farkımızı da ortaya koyalım. Bunun gibi birçok örnek bitmez.

Yukarıda koyu ve kalın puntolarla ne yazıyor tekrar okuyalım: Yenilikçi ve yaratıcı olmak, esneklik, risk alabilmek, önceden görebilmek gibi girişimcilik özellikleri iş yaşamında başarı etkenleridir.
GİRİŞİMCİLİK HAYAL EDEBİLMEKTİR. Unutmayın ki hayal edip hayalinin peşinden olanakları en iyi şekilde bir araya getirerek koşanlar, başaracaklarına inan ve inandıran kiler, hedeften (hayalinden) vazgeçmeyip pes etmeyenler gerçek girişimcidir. Bill Gates dünyanın en zenginlerinden biri olmadan önce kaç kez batmış biliyor musunuz? Ama hayalinden vazgeçmemiş, tekrar tekrar denemiş. Yanlışının nerede olduğunu bulmaya çalışmış ve en sonunda en doğru tüm kaynakları bir araya getirmiş. Bunu olan parası ile mi yapmış. Hayır… onda olan sadece yeni ve yaratıcı birde geleceği gören bir fikirmiş. Formül neydi hatırlayalım Doğal Kaynaklar + Sermaye + Emek işte bunları bir araya getirene GİRİŞİMCİ deniyor ki, Gates'te bunları bir araya getirmiş. Bugün dünya devi.

Biraz sıkıcı oldu farkındayım. Sizler yenilikçi fikirlerinizi veya hayalinizi yazın  bizlerde inceledikten sonra yayınlayalım. Hatta bir adım daha öteye gidelim. Kurmak istediğiniz bir iş var ise nasıl  bir iş kurmak ve nasıl işleteceğinizi yazın birde sermayenizi nasıl yatırıma dönüştüreceğinizi yazın. Bizlerde size inceleyerek doğru veya yanlış olanları bu işin bulunduğu bölgede nasıl bir kazanç sağlayacağını yatırımın gerçek değerine ulaşıp ulaşamayacağını yazalım. Hatta fikir gerçekten yenilikçi ise finans kaynaklarına nasıl ulaşacağınız ve bu konuda nasıl yol izleyeceğiniz konusunda yol gösterelim.
Gönderilen fikirler beklenen sayıya ulaşır ise bir fikir yarması başlatmak istiyoruz.

Dostlar biz millet olarak çok okuduğunu söyleyip okumayı sevmeyen insanlarız. Onun için yazımız ileride devam edecek.


Girişim Hayal ile başlar, hayal ise aşktır. AŞKINIZA SADIK KALIN.

19 Ocak 2014 Pazar

BUGUN PAZARDI VE KEYIFLI BIR GUN OLDU




.Doğa ile başbaşa olmak .Gerçekten mükemmel bir duygu Balık tutmayı aslında balık tutmaktan çok sakin ve maviye olan tutkumdan seviyorum belki de.
Cumartesi den hazırlıklarımızı yapmaya başladık.Önce yemler alındı ve tabii ki hazırlamasını çok sevdiğim için istavritlerden fletoları çıkarttım.Sardalyaları gazete kağıdına sarıp tuzladıktan sonra buzluğa koydum.
Çay demlemek için semaverimiz ve mangalımızı , en önemlisi de oltalarımızı da bir gün öncesinden hazırladık.
Ve artık sabah olmasını beklemeye başladık.


Fotoğraftaki yeri 2013 ün ekim aylarında keşfetmiştik. Ocaklar tarafında çok şirin bir yer doğrusu.
Sabah gün ışımadan orda idik .Varır varmaz  semaverimizi yaktık.Çayımızı demledik.Ev yapımı nefis poğaçalar ile bir de sabah kahvaltısı gerçekten mükemmel oldu.
Akabinde hemen oltalarımızı çıkardık çantadan ve sıra ile atmaya başladık.Su soğuk olduğu için Eylül -Ekim ayları kadar yoğun vuruşlar alamıyorduk ama yine de keyfimize diyecek yoktu doğrusu.

Çok geçmeden günün kısmeti  oltamıza takılıvermiş biz olta hazırlayıp atma telaşından takıldığını bile farketmemişiz doğrusu.


Tabii keyfimiz daha da arttı .Kocaman bir pisi çıkınca denizden. Öyle tatlı bir gelişi var ki sakin sakin hiç üzmeden yormadan ....

Oltalarımızın yemlerini bir daha elden geçirdik.Çayımız sıcacıktı .Hemen birer bardak daha doldurduk. Sabahın ilk ışıkları ile birlikte çay içmek anlatması gerçekten çok zor ...
İnanın dostlar şiddetle tavsiye ederim.Alın ailenizi de yanınıza bu keyfi hem yaşayın hem de yaşatın onlara ..


Yaban TV nin kıyı balıkçısı Necmi bey den kısa bir pisi avı videosu ekledim sizler için 
Rastgele diyelim tüm dostlara